28 Mayıs 2011 Cumartesi

Şampiyonlar Ligi Barcelona'nın

Müthiç maçtı.Barça favoriydi,şaşırtmadı.Bir Madritista olarak tebrik ediyorum.Son 3 sezonda 2. kupa.
Xavi reis bildiğiniz gibi.142/150 pas yaptı kendisi.İnsan değilsin!
Villa'nın attığı gol şahaneydi.
Messi,Van Nistelrooy'un rekorunu egale etti.
Abidal'in kupayı kaldırması Barcelona'nın neden "mes que un club" olduğunu anlatıyor.




















23 Mayıs 2011 Pazartesi

ŞAMPİYON FENERBAHÇE !

Spor Toto Süper Lig 2010-2011 Sezonu şampiyonu Fenerbahçe oldu. Sivasspor'u deplasmanda 4-3 yenen Sarı Kanaryalar 18. kupayı da müzeye götürdü.



Bu konuyla ilgili Fenerbahçe yazarı olarak daha ayrıntılı, hikaye niteliğinde güzel bir yazı kaleme alacağım.

Ama şimdilik sizi bu güzel kareyle bırakıyorum..

"Gözlerdeki mutluluk..."


22 Mayıs 2011 Pazar

SAVAŞIN !

Merhabalar. Bugün 22 Mayıs 2011. Günlerden Pazar. Bu yazıyı saat 15:50 sularında kaleme alıyorum.

Ben Chicharito / Kerem Vardar. Bu blogun Fenerbahçeli yazarıyım. Ne türlü duygular taşıdığımı önce Fenerbahçeliler daha sonra diğer şampiyonluk yaşamış, şampiyonluğu son dakikalarda kazanmış ya da kaybetmiş takım taraftarları anlar.

Küme düşme acısını yaşayanlar anlayamaz bilirim. O bambaşka bir heyecandır. Onun heyecanı kalbin çok farklı bölümlerinde yaşanır, üzüntüsü daha başkadır. Çünkü yafta yersiniz. "Asansör" derler size. Buradan Konyaspor, Kasımpaşa ve Bucaspor taraftarlarına da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Özellikle "Kuddusi" kurbanı Bucaspor'a. Doğduğum toprakların takımına.

Heyecanlıyız usta. Önce bunu belirteyim. Açık konuşacağım bu yazımda. Rakibimiz Sivasspor. 4 Eylül Stadı'nda 10.000 taraftar karşılayacak takımımızı. Ama diyorum ya bu başka bir heyecan. Hele hele daha önce iki kere son dakikada şampiyonluk kaybetmişseniz. Diyeceksiniz ki "abi rakip Sivas, Sivas size yatar, düşme korkusu yok" ve bunun gibi bin türlü şey. Kardeşim bundan beş sene önce de rakip Denizlispor, ligin en iddasız takımlarından, hedefi sadece kümede kalmak olan boş bir takım, Denizlispor. Neler oldu hatırlamayan var mı ? Hatırlamak istemiyorum açıkçası.

Buraya kadar efsanevi bir seri ile geldik. Kendi sahamızda en son milattan önce "şampiyona" kaybettik. (Fenerbahçe 2-3 Bursaspor) Kaptanımız Alex kendinden sonra gelecek yabancı futbolculara inanılmaz bir rekor mirası bıraktı. Sanırım Alex'i geçmek isterken futbol şehidi olacak sıradaki yabancı. Allah ona kolaylıklar versin.



Taraftarın morali çok yüksek. Çok inandık bu sefer şampiyonluğa. Çünkü futbolcuların gözlerindeki hırsı gördük. İnancı gördük. Diğer branşlardaki başarıları gördük ve dedik ki "futbolda neden olmasın ?" Bu sefer olacak dedik, inandık. Pırıltıyı gördük.

Burdan futbolculara seslenmek isterim. Belki bu yazıyı asla okumayacaklar ama onlara söylemek istediğim sakın ha sakın ne olursa olsun üzülüp,sıkılmamaları. Değil bir, bin tane şampiyonluk son dakikada gitse bile biz onların arkasında ilk gün durduğumuz gibi duracağız.

Sizden tek isteğimiz, SAVAŞIN ÇOCUKLAR !

Forma için, arma için, benim için, babam için, hastanedeki hasta için, Ahmet için, Ayşe için, başbakan için, işçiler için, köle için, soylu için, toplumun tüm kesimlerini ortak paydada birleştiren sarı lacivert bayrak için savaşın !

19 Mayıs 2011 Perşembe

Hafta Sonu Futbol


20 Mayıs Cuma
20.00 Galatasaray – Konyaspor (LİG TV)
20.00 İstanbul Belediye – Manisaspor (DIGI)
21 Mayıs Cumartesi
16.00 Ankaragücü – Antalyaspor (LİG TV)
16.00 Bucaspor – Kayserispor (DIGI)
19.00 Malaga – Barcelona (NTVSPOR)
20.00 Bursaspor – Gençlerbirliği (DIGI)
20.00 Gaziantepspor – Beşiktaş (LİG TV)
21.00 Real Madrid – Almeria (NTVSPOR)
22.00 PSG – Lille (KANAL A)
23.00 Levante – Zaragoza (NTVSPOR)
22 Mayıs Pazar
15.00 Eskişehirspor – Kasımpaşa (LİG TV)
18.00 Manchester United – Blackpool (PL TV)
20.00 Karabükspor – Trabzonspor (SPORMAX)
20.00 Sivasspor – Fenerbahçe (LİG TV)
21.45 Juventus – Napoli (TV8 / SPORMAX)
23 Mayıs Pazartesi
16.00 Tavşanlı Linyitspor – Gaziantep Belediye (TRT 1)
20.00 Orduspor – Çaykur Rizespor (TRT 1)

Hamit Altıntop Real Madrid'de

Resmi açıklama sonunda geldi.Hamit Altıntop Madrid ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.Başarılar Hamit!

Röportaj: Uğurcan Yıldırım

Chelsea Fc Türkiye'nin kurucusu Uğurcan Yıldırım ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Kendini tanıtır mısın? Kimdir Uğurcan Yıldırım? Ne yapar?
Öncelikle Futbolun Azizleri ekibine ve tüm okuyucularına selamlar. Uğurcan Yıldırım her şeyden önce bildiğiniz gibi Chelsea tutkunu bir Türk. Hayatımın önemli bir bölümünü kaplıyor bu takım ve bundan tek bir an bile sıkılmadım. Chelsea’den arta kalan zamanlarda ise Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okumaktayım. Hayatım bilgisayar ve futbol arasında gelip geçiyor desem pek de yalan söylemiş olmam.

Blog ne zaman,nasıl kuruldu?
Chelsea’nin Türkçe blogunu kurmak uzun zamandır aklımda olan bir fikirdi. Her maçını izlediğim, sürekli takip ettiğim bir takımla ilgili görüşlerimi bir de oturup yazayım, hayatımın iki odak noktası bilgisayar ve futbolu böylece birleştireyim dedim ve girdim bu işe. Portekizce’den Arapça’ya Bulgarca’dan Fince’ye kadar her dilde taraftar blogları olan bir takım Chelsea. Bunların arasında Türkçe’si de olsun dedim ve 2010’un Ağustos’unda yeni sezon başlamadan blogu açmaya karar verdim.

Hangi takımlısın?
Chelsealiyim tabii ki J Ama Türkiye Ligi’nden de Fenerbahçe’yi destekliyorum. 2-3 sene öncesine kadar Fenerbahçe aşkım daha fazlaydı ama son yıllarda Chelsea sevgim Fenerbahçe’yi bir hayli geçmiş durumda. Şöyle açıklayayım; mesela aynı saatte Chelsea-Stoke gibi fazla önemli olmayan bir maç olsun bir de Fenerbahçe-Galatasaray. Giderim Chelsea maçını izlerim. Sanırım bu her şeyi özetliyor.

Türkiye Ligi’ni takip ediyor musun?
Eh, sonuçta burada yaşıyoruz. Tabii ki Türk futbolunu da takip etmekteyim. Ama Premier League’in heyecanı ve kalitesi hiçbir lige değişilmez. Bu yüzden İngiltere futbolu beni her zaman daha çok cezbetmiştir.

Neden Chelsea?
Kendi taraftarı dışında Dünyada ve özellikle Türkiye’de pek fazla yoktur Chelsea’ye sempati duyan insan. Çünkü çoğu insan futbolun içine para fazlasıyla girdiği zaman haksız rekabet olduğunu düşünüp bu kulüplere cephe alırlar. Fakat ben olaya hiçbir zaman bu açıdan bakmadım. Sonuçta Abramovic de tüm yıldızları bu takıma toplamıyor. Nereye ihtiyaç varsa oraya oyuncu alıyor. Tabii ki, 2003’te kulübü aldığı zaman ciddi paralar harcandı ki harcanmalıydı da bu takım bir yerlere gelsin isteniyorsa.  Fakat işte o zamandan kalan bir yargı var insanlarda bu takıma karşı ve bu, Abramovic olduğu sürece de devam edecek. Bu durum Fenerbahçe’de de vardır mesela. Galatasaraylılar-Beşiktaşlılar hiç sevmez Fenerbahçe’yi çünkü Fenerbahçe’nin hep bir zengin kulüp havası vardır. Ama bu duruş benim çok sevdiğim bir duruştur. Nedenini tam olarak bilmiyorum ama belki de işte bu Chelsea-Fenerbahçe benzerliğinden kaynaklanıyor olabilir bu sevdam. Ama her nasıl olursa olsun ben Chelsea mavisine, kulübün yapısına, stadına, her şeyine tutkunum.

Chelsea’nin bu sezonunu değerlendirir misin?
Bu sezon Chelsea için tek kelimeyle şanssız geçti. Harika bir başlangıç yaptık lige, muhteşem gidiyorduk ki önce arka arkaya gelen sakatlıklar vurdu takımı. Kaptan Terry ve Lampard’ın, ardından da Drogba ve Alex’in sakatlıkları ve bir de üstüne Ray Wilkins’in istifası takımı ciddi şekilde etkiledi ve o başlangıçtaki performanslarımızdan eser kalmadı. Ciddi bir düşüş dönemine girdik ve zirveden beşinci sıraya kadar geriledik. Ama sonrasında, devre arasında Luiz’le defansa iyi bir takviye yaptık. Bayağı yararlı oldu geldiğinden bu yana (tabii son ManU maçındaki hatasını saymazsak). Torres’in ise ne yazık ki henüz Torres’liğini göremedik ama inanıyorum ki gelecek sezona şu dört ayını akıllardan silecek performanslarla karşımıza çıkacak... Neyse ki sakatlıkların da düzelmesiyle biraz geç olsa da toparlandık ve ikinciliğe kadar çıktık. Hatta son ManU maçıyla zirveye bile çıkma şansımız vardı ama olmadı. Üzülmedim de açıkçası, çünkü nerelerden geldi bu takım ve ikinciliğe yerleşti. Tüm şanssızlıklara rağmen iyi bir sonuç oldu. Premier League dışında bakacak olursak FA Cup ve League Cup’tan biraz erken elendik, Şampiyonlar Ligi’ndeyse belki bu sene de şampiyona elendik haftaya belli olacak o ama şuna kesinlikle inanıyorum ki seneye tam anlamıyla bir Chelsea olacak ve artık o özlemle beklediğimiz Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıracağız. Çünkü böyle şanssızlıklar iki kez üst üste gelemez.

Chelsea’nin Mourinho dönemini nasıl değerlendiriyorsun?
Mourinho, futbol dünyasının şu anki en başarılı teknik adamı, tartışmasız. Ne Guardiola, ne başkası... Onun  komutasında 3 harika sezon geçirdi bu takım. Porto’dan sonra burada da bir Şampiyonlar Ligi kaldırmak istiyordu ama olmadı. Şampiyonlar Ligi dışında her kupayı kaldırdık onunla. Bu kulüp 50 yıl sonra arka arkaya iki kez Premier League şampiyonluğu yaşadı. Ve bunların yanında FA Cup, League Cup, Community Shield... Şüphesiz Chelsea tarihinin en başarılı teknik direktörüydü. Ama bence burada bitmeyecek Mourinho’lu Chelsea dönemi. İngiltere’ye dönmek istediğini sürekli söylüyor Mourinho. Belki Chelsea’nin de özlem duyduğu Şampiyonlar Ligi’ni onunla alırız, belli mi olur.

Takip ettiğin bloglar var mı?
Futbol bloglarına ara sıra bakarım. İlgimi çeken bir başlık olursa okurum. Ama özellikle takip ettiğim bir blog yok.

Bize tavsiyelerin neler?
Bu blog işinde en önemli şey kesinlikle istikrar. İnsanın içinde sürekli futbol ve yazma aşkı olacak. Bir ara verdin mi bu işe, kopar gider. Bu yüzden bu iş hobiden daha öteye gitsin istiyorsanız kesinlikle bıkmadan usanmadan yazın. Kazanacaklarınız kaybedeceklerinizden daha fazla olur, emin olun.

Blogların hayatımızdaki yeri nedir?
Sıradan internet kullanıcıları için pek bir anlam ifade etmiyor bloglar. Bilmeyenler bile var. Ama bizim gibiler için hayatın önemli bir kısmını kaplıyor. Özellikle futbol blogları. Ve bundan da gayet memnunum.

Rijkaard ve Galatasaray neden olmadı?
Açıkçası Galatasaray’ı pek takip etmem. Ama Rijkaard’la ilgili birkaç görüşüm var. Öncelikle Rijkaard çok başarılı bir teknik adam değil, bunu bilmek gerek. Bu yüzden Galatasaray’da başarılı olmasının beklenmesi saçma zaten. Barcelona’da aldığı başarılar onu çok iyi bir teknik direktör olarak gösterir mi, hayır. Çünkü o takımın başına kimi koyarsan koy o başarıları yakalayacak bir kadroydu o... Zaten Rijkaard’dan sonra da Hagi gibi oyunculuğu harika, teknik adamlığı rezalet bir adamı daha getirdiler işler iyice kötüye gitti. Bülent Ünder nasıl toparlasın bu adamların bıraktığı enkazı. Ama yönetimin değişmesiyle işler gelecek sezon olmasa bile ondan sonraki sezon tamamen rayına oturacaktır.

Alex de Souza hakkında ne düşünüyorsun?
Alex, tam anlamıyla bir 10 numara. Fenerbahçe’ye katkısı büyük; çok mütevazı, inanılmaz bir insan ve kesinlikle istikrarın adı. 34 yaşında hala açık ara Süper Lig’in gol kralı olabiliyorsa denecek fazla bir şey yoktur. Heykeli yapılıp, Lefter’in yanına dikilmeli.

‘Lig bitti.Fenerbahçe şampiyon’ diyebilir miyiz?
2 kez şampiyonluğun son haftada kaybını yaşadı Fenerbahçe. Bir üçüncüsü olmaz, olmamalı. Ama bu sezon özellikle ikinci yarı şampiyonluğu hak eden bir Fenerbahçe vardı. Umarım kazanır.

Yurtdışında mı yaşıyorsun?
Hayır. Şu anda İzmir-Ankara arasında geçen bir hayatım var diyebilirim.

Chelsea’yi,altyapısını takip etmek nasıl bir duygu? Zorlukları var mı?
Benim için herhangi bir zorluğu yok. Maçları zevkle izliyorum, takımın resmi sitesi ve onun dışında birkaç siteden de Chelsea hakkındaki son gelişmeleri öğreniyorum. Kaydadeğer bir durum varsa da blogda paylaşıyorum. Altyapıyı takip etmek daha zevkli aslında benim için. Çünkü futbolda genç yeteneklere karşı her zaman ilgim olmuştur. Sanırım CM-FM gibi oyunlara merakımdan kaynaklanıyor bu durum. Geçtiğimiz günlerde, çoğu takımın aksine tamamı gençlerden oluşan Chelsea Reserves takımımızla İngiltere şampiyonluğu yaşadık ve artık karar verdim, bundan sonra takımın altyapısına blogda daha fazla değineceğim.

Ancelotti Chelsea’den ayrılacak mı?
Bence ayrılmamalı, yani umarım ayrılmaz. Her ne kadar bu sene Chelsea’nin kalitesine göre başarısız geçmiş olsa da bunun nedeni Ancelotti değil. Terry-Lampard-Drogba-Alex gibi oyuncularımızın uzun süreli sakatlıkları ve Ray Wilkins’in ayrılışı takımın sezon içindeki düşüşünün ana nedenleri. Toparlanma dönemi de uzun sürünce zirveye tekrar oynayacak kadar yeterli zaman kalmadı ama gayet iyi bir şekilde ikinci sırada bitirebildik. Dediğim gibi Ancelotti gibi bir teknik adam kesinlikle kalmalı (Mourinho’nun gelme durumu olursa tabii o zaman başka). Ayrıca geçen seneki duble zaferi onunla yaşadığımızı da unutmamak gerek.

Uğur Meleke’nin yazılarını beğenir misin?
Açıkçası Uğur Meleke okumuyorum.  Bu yüzden beğenip beğenmeme konusunda bir şey diyemem. Ama Mehmet Demirkol’un görüşlerini severim mesela. Yorumculuğu iyidir. Spor medyasındaki en takdir ettiğim adamlardan biridir.

Abdullah Avcı. Ülkemizin en istikrarlı teknik adamlarından birisi. Neredeyse taraftarı bile olmayan takımı {son zamanlarda taraflarları da olmaya başladı} Süper Lig'in iddialı takımlarından birisi yapmayı başardı. Genç futbolculara büyük önem veriyor ve dengeyi de mükemmel şekilde kurmuş durumda. Ama üzerine yapışan Galatasaraylı damgası yüzünden de belki de olası Fenerbahçe veya Beşiktaş kariyeri başlamadan bitmiş durumda. Sen Abdullah Avcı ile ilgili neler söylemek istersin ve İBB'deki misyonunu sence de tamamladı mı yoksa hala yapacakları var mı?
Öncelikle sizin de dediğiniz gibi bu başarının tek adı var: İstikrar. 5 yıldır aynı takımın başında olan başka bir teknik adam var mı Süper Lig’de, yok. İyi de bir teknik direktör olunca İBB gibi taraftarı olmayan bir takımı bile gayet iyi yerlere getiriyor. Bu taraftarsızlığın da tek nedeni stat aslında. Şehrin içinde 15-20 bin kişilik bir statları olsa aynı Anadolu takımlarında olduğu gibi bir taraftar kitlesi de kendiliğinden oluşur. Gerçi son yıllarda özellikle üniversite öğrencilerinden oluşan küçük bir destek gurupları var, Bozbaykuşlar ama o küçük destek ne yazık ki o büyük olimpiyat stadında kaybolup gidiyor.  Ama tüm bunlara rağmen bu Süper Lig’in kalıcı takımlarından biri olmayı başardılarsa bunun tek nedeni Abdullah Avcı’dır. Öyle güzel bir kadro kurdu ki birçok oyuncusu büyük takım tecrübesi yaşamış isimler. Bunlarla yetenekli gençleri de birleştirince olay bitiyor zaten. Galatasaray konusuna gelirsek bence öyle bir üzerine yapışma durumu yok. Evet medyada kimi zaman Galatasaray’a gelecek mi, geliyor mu gibi şeyler çıksa da bence ne böyle bir damga var ne de Fenerbahçe-Beşiktaş kariyeri bitmiş durumda. Ki zaten bunlardan önce İBB’deki misyonu kesinlikle bitmiş değil. Bu takımı büyüyen taraftar kitlesiyle de beraber artık ligin kalıcı bir takımının da ötesine, zirveyi zorlayan bir takım haline getirmeli. Bunun için de bahsettiğim tarz bir stat mutlaka şart.

Bursaspor’da bu sezon yaşanan düşüşün sebebi nedir sence?
Fazla görüşüm yok bu konuda ama duyumlarıma göre şehirde geçen seneki gibi şampiyonluğa inanan, buna aç bir taraftar yokmuş. Yani o coşkuda değillermiş. Tabii Bursa gibi bir şehir takımının da moral olarak beslendiği yer taraftarı olunca bu sene şampiyonluğa oynayacak isteği, coşkuyu yakalayamadılar diye düşünüyorum.

Medyada  “Didier Drogba Galatasaray’da” şeklinde haberler var.Drogba ayrılacak mı?Galatasaray’a gelir mi?
Drogba’da yaşından dolayı bir fiziksel düşüş var, evet ama Chelsea onun gibi güçlü, ileri uçta tek başına oynayabilecek bir adam bulmadan bu takımdan kesinlikle ayrılmamalı. Torres bu özellikte değil. Sturridge belki olabilir ama hala Drogba ayarında değil. Belki bu yaz o tarz bir forveti takıma katarsak (gerçi Torres’ten sonra başka bir forvet transferi yapılmayabilir ama bakalım) takımdan ayrılabilir Drogba ama sanmıyorum ki gideceği yer Türkiye olur. Gelirse de öyle bir yıldız oyuncuyla baş edemez Galatasaray.

Chelsea neden şampiyon olamadı bu sezon?
Yukarıda da bahsetmiştim önemli oyuncuların sakatlığı özellikle takımın defansını fena etkiledi. Ayrıca bu takımın önemli bir parçası olan Ray Wilkins’in ayrılışının da oyuncular üzerindeki etkisi fazlaydı. Ama bunların hepsi artık geride kaldı. Büyük şanssızlıklardı, bitti. Dünyanın en iyi ligini ikinci olarak tamamlıyoruz. Hiç de fena değil bunlar rağmen, değil mi... Ama seneye bambaşka bir Chelsea izleyeceğiz. Buna kesinlikle inanıyorum.

Torres transferi hakkında ne düşünüyorsun? Torresteki düşüş ne zaman son bulacak?
Drogba’nın yaşının ilerlemesiyle o bölgeye bir transfer yapılmalıydı. Bu da Torres oldu. Tüm taraftarlar Torres gibi bir kalitenin bu takıma katılmasına çok mutlu oldular doğal olarak. Ama ne kendisi ne de bir başkası bu adamın böyle bir dönem yaşayacağını aklından dahi geçiremezdi. Fakat şuna inanıyorum ki gelecek sezon farklı bir Torres izleyeceğiz. Bu yaz dönemi ona çok iyi gelecek ve ondan öyle performanslar izleyeceğiz ki herkesin aklındaki “50 milyon sterlin=1 gol” görüntüsü tamamen silinecek.

Sence Mourinho mu yoksa Guardiola mı daha iyi bir teknik direktör, bunu bizlere biraz açar mısın?
Daha önce de dediğim gibi şu zamanın tartışmasız en iyi teknik adamı Mourinho. Önce Porto’yla Portekiz Ligi, UEFA, Şampiyonlar Ligi, sonra Chelsea’yle 50 yıl aradan sonra  2 lig şampiyonluğu, ardından Inter’le Serie A ve Şampiyonlar Ligi ve son olarak Real Madrid’le Kral Kupası... Ve her kulüple sayamadığım birçok yerel kupa. Sanırım bunlar Mourinho-Guardiola diye bir kıyaslama olmayacağının iyi bir özeti. Daha önceki Rijkaard örneğinde de olduğu gibi Guardiola’yı da isim yapanın Barcelona olduğunu unutmamalı. Barça gerçekten bir başka, başında kim olursa olsun. Mourinho orada kaldığı sürece de ligde işi çok zor olacak. Bu yüzden de en yakın zamanda Chelsea’nin yolunu tutmalı  ve bu takıma bir de Şampiyonlar Ligi’ni kazandırarak yarım kalan işini tamamlamalı.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Yeter Artik!


Yeter artik. Adamlar cikiyor patir citir futbol oynuyorlar. Bukalemun taraftarlar hakem icin satilik diyor. Nedir bu cekememezlik arkadas yeter be! Son 10 yilin en iyi Spor Kulübü Fenerbahce'dir. Basket olsun, Voleybol olsun.... alinmadik kupa birakmadilar. Belki futbolda son 10 yilin en iyi takimi olmayabilirler ama bu sene cikip tak tak oynuyorlar arkadas. Ne hakemi neyden bahsediyorsunuz siz biz mi körüzde bu verilen penaltilarin penalti olmadigini göremiyoruz? Tamam hakem hatasi yok mu? , var. Ama birtek Fener maclarinda olmuyor ki bu... Trabzon'un maclarina da bakin isterseniz. Orda da bir ton hata görüceksiniz. Tamam bende Trabzon'un sampiyon olmasini istiyorum ama, böyle olucaksa olmasinlar. Bu ne aglamaktir Artik. Yeter...!

Artik karalamaya calismak icin ugrasmayin, tebrik edin Fenerlileri hemde yürekten. Bütün Türkiye'yi karsilarina alarak Sampiyon oldular. Trabzon'un umutlarida bir baska bahara kaldi artik...

Alex icinde ayri olsun burasi.
Helal Olsun Doktor Helal Olsun. Daha ne diyebiliriz ki sana? Messi'yi birakip seni izlemek mi lazim ne?
Ama Hagi ile kiyaslanman imkansiz! Kusura bakma Doktor. Sen Türkiye'de iyisin ama o Dünya'da iyiydi...

Not: Galatasarayliyim

Sevgiler & Saygilar

Fellaini

Şampiyon kupasına kavuştu



Prof.Dr.Aleks de Souza

E yaptığın ayıp be doktor.33 yaşındaki koca adama herkesin içinde yapılır mı bu?
Yıllandıkça güzelleşiyorsun doktor!
Yürüyedur doktor!

Çok kısa: Bence lig bitmiştir.Fenerbahçe şampiyon.Bu sezon da son maç faciası yaşanırsa biz kapatıp gidelim usta.

13 Mayıs 2011 Cuma

Hafta Sonu Futbol



14 Mayıs Cumartesi
14:45 Blackburn Rovers-Man. United / PL TV
16:00 Konyaspor-Sivasspor / Lig TV
16:00 Manisaspor-Bucaspor / Digi
16:30 B.Dortmund-E.Frankfurt / TRT 3
17:00 Man. City-Stoke City / NTV Spor
20:00 Gençlerbirliği-Galatasaray / Lig TV
21:45 Milan-Cagliari / TV8 -Spormax
15 Mayıs Pazar
13:30 Fiorentina-Bologna / TV8
14:00 Samsunspor-Rizespor / TRT 1
14:00 Diyarbakırspor-Gaziantep BB / TRT 6
14:00 Denizlispor-Orduspor / TRT Anadolu
15:30 Chelsea-Newcastle / PL TV
15:30 Ajax-Twente / Beyaz TV
16:00 Kayserispor-Gaziantepspor / Lig TV
16:00 Kasımpaşa-Bursaspor / Digi
16:00 Parma-Juventus / TV8
18:00 Liverpool-Tottenham / PL TV
20:00 Trabzonspor-İstanbul BŞB / Spormax
20:00 Fenerbahçe-Ankaragücü / Lig TV
21:45 Napoli-Inter / TV8
22:00 Lorient-Marsilya / Kanal A
16 Mayıs Pazartesi
20:00 Beşiktaş-Eskişehirspor / Lig TV

12 Mayıs 2011 Perşembe

Ceza

Bursaspor-Beşiktaş maçı öncesinde çıkan olaylar nedeniyle maç iptal edilmişti.
TFF bugün o maçla ilgili kararını açıkladı:
-Bursaspor 3-0 hükmen mağlup
-Bursaspor 5 maç tarafsız sahada oynayacak 
-Bursaspor 3 maç deplasmana seyirci götüremeyecek.

Türkiye Kupası Beşiktaş'ın

Geriden gelip beraberliği yakalayan Belediye,öne de geçmesine rağmen skoru koruyamadı.Maç penaltılara gidince kalite farkı ortaya çıktı tabi.
Dün akşam 9.kez kazandı bu kupayı Beşiktaş.
Tebrik ediyoruz,Avrupa'da başarılar diliyoruz.

10 Mayıs 2011 Salı

Röportaj:Koray Berberoğlu

Sanal âlemin en çalışkan blogu footballove'ın başkanı;Koray Berberoğlu.Nam-ı diğer KoKo B.Sağolsun bizi kırmadı,kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdik.


Öncelikle teşekkürler bizi kırmadığın için..
Takipçilerimiz(az da olsa) ve seni tanımayanlar için kendini tanıtır mısın?
 Koray Berberoğlu aka KoKo B. 1983 İstanbul doğumluyum. footbaLLove olarak tanıdığınız blogun Galatasaray’lı yazarıyıım.

Ne işle meşgulsün? Hangi üniversitede okudun? Bunlardan kısaca bahseder misin?
Yeditepe Üniversitesi Grafik Tasarım mezunuyum ancak okuduğumla alakasız olarak restorancılık yapıyorum. Bebek'te abim ve kuzenimle birlikte Bottega isimli bir İtalyan restoranımız var. Yemek bizim aile için bir tutku. Ailemizin Ege'li oluşundan ötürü yemek yapmayı, farklı tatlar denemeyi ve bunları paylaşmayı çok seviyoruz. Senelerce kendi aramızda yaptığımız bu yemekleri artık başkalarıyla da paylaşmak lazım dedik ve bu işe girdik. İyi ki de girmişiz...

Daha önce amatör ya da profesyonel olarak futbol oynadın mı ?
Çocukluğum boyunca top peşinde koştum. Hatta bir dönem Galatasaray altyapısına bile girdim ancak eğitim daha ağır bastı. Malum ikisinin aynı anda gitmemesi bugün de en büyük problem. Yalnız son 4 senedir topa bile vurmuyorum sebep ise iki dizi de 2'şer kere sakatlamış olmam...

Sanal alemin en çalışkan bloglarından biri footballove.Nasıl,ne zaman başladınız?
2008 yılının Aralık ayında abimin ısrarıyla başladık. Madem bu kadar okuyorsun, izliyorsun, takip ediyorsun başkalarına da bunları ulaştır dedi. O gün bugündür de duramıyoruz. Çocuğumuz gibi oldu footbaLLove.

Blogun yeni tasarımı nefis.Kime ait?
Tasarım abim Muzo'ya ait. Sadece tasarım da değil blogun bütün altyapısı ona emanet. Bir sorun oldu mu "alo Muzo yardım et:)"

Yeni başlayan bloggerlara ve özellikle de bize önerilerin neler?
Bir konuyu yazmadan evvel ve yazdıktan sonra tekrar tekrar kontrol etmek çok önemli. Okuyucu hata affetmiyor. Kaliteli görsel kullanmak okuyucunun ilgisini çekmek için çok önemli. Bir de bizi kısa yazdığımız için eleştiren arkadaşlar var ama unutmayalım ne yazık ki okumayı seven bir milletimiz yok ve uzun yazılar çoğu kişiyi yoruyor. Konuyu dağıtmadan en kısa biçimde anlatabilmenin yolunu bulmak lazım. Bu da yazdıkça gelişiyor. 

Haberi koklama konusunda üstünüze yok.Hatta Milliyetin kopyala-yapıştır yaptığını da biliyoruz.Yabancı ve yerli basında nereleri takip ediyorsunuz ?

Kopyala yapıştır seviyorlar ama bu konuda yorum yapmayacağım. Yerli basını çok takip etmiyorum açıkcası. Bir tek Ntvspor bir de maç yayını yaptığı için Lig Tv. Yabancı basında ise takip ettiğim yer çok. Her sabah kahvemi içerken İspanyol, İngiliz, İtalyan ve Fransız gazetelerini online okuyorum. Marca, AS, Sport, The Guardian, Daily Mail, La Gazetta, Tuttosport bunların bazıları.


Görsel kaynağı olarak kullandığınız belirli siteleri bizimle paylaşırmısınız ?

Yahoo Sports ve Daylife en çok yararlandıklarım.

Özellikle dikkat ettiğim bir şey var.Fenerbahçe maçlarından sonra attığınız bazı twitler çok tepki alıyor.Bunları blogun Fenerbahçeli yazarının yazdığını söylemenize rağmen.Neler söyleyeceksin bu konuda?
İnsanları anlamak zor hep art niyet aranıyor. Blogun hakkında kısmında hem GS'li hem de FB'li iki yazar olduğu yazıyor ama ben Galatasaray'lı olarak daha aktif olduğum için insanlar her tweet'i ben atıyorum sanıyor. Halbuki Muzo B de Twitter da benim kadar aktif.

Galatasaraydaki bu çöküşün sebebi nedir?Kimler gitmeli kimler kalmalı?

Çöküşün sebebini anlatmak için kelimeler yetmez ama yanlış planlanma en önemli etken. Sen Rijkaard ve Neeskens ikilisini getiriyorsun ama ellerine tam olarak istediği malzemeyi ve zamanı vermeyip sonuç istiyorsun. Bu olacak iş değil. Sonrası ise tam arapsaçı. Sırf taraftara yaranmak için Hagi hamlesi ve dibe vuruş. Gerçi her geçen gün daha da dibini görüyoruz o ayrı.


Cem Sultan ve Servet Çetin arasında yaşananlara ne diyeceksin?O sözlerden sonra bugün basın önünde poz verdiler.Olay sonrası Bülent Ünder futbolculara basını göstermesi..Florya nasıl bir oldu böyle?Nasıl temizlenecek?

İçinde Servet olunca bu olaya hiç şaşırmadım açıkcası. Bir kaç sezon önce Benfica deplasmanı öncesi basına kapalı bir idmanda Servet'in durduk yere Yaser'e attığı bir tekme ardından ettiği ana avrat küfür hala dün gibi aklımda. Sen bu adama hiç bir yaptırım uygulamazsan yarın gelir hocaya da küfreder şaşırmam. Gerçi küfretmekten beter ettiği Rijkaard'ı hala unutmadık...



Sence seçimi kim kazanacak?

Ünal Aysal rahat kazanır.


Mehmet Helvacı’nın siyasiler gibi seçim otobüsü yaptırmasına ne diyorsun?

Allah akıl fikir versin Brütüs Helvacı'ya… Ciddiye almaya değmez.


Galatasaray nasıl bu durumdan kurtulur?Teknik direktor kim olmalı veya nasıl biri olmalı?

Galatasaray'ın zamana ihtiyacı var. 2-3 sene bizden başarı beklemeyin geleceği kuruyoruz denilmeli. Hoca kesinlikle yeni bir yüz olmalı. Denenmişi denemenin bir faydası olmadığını defalarca gördük. Ya bir Türk isim ki bu Abdullah Avcı olabilir. Yabancı olacaksa da yanına buraları çok iyi bilen bir Türk getirilmeli. Tugay ise kesinlikle bu ekibin içinde kalmalı.


Arda gitmeli mi?

Bu kadar yıpratılan bir adama kal demek ayıp olur. Gitsin kendisini kurtarsn bizleri de gururlandırsın.


Arda’nın malum videosu(http://www.youtube.com/watch?v=SDuFTXatk68) hakkında ne düşünüyorsun? Gayet insanca bir tepki değil mi?

Günlük hayatında kim küfretmiyor ki? Tepki gayet insanca ve makara yapılıyor ayrıca milyonlarca Galatasaray taraftarının duygularına tercüman oluyor.


TT Arena nasıl olmuş?

İlk gittiğimde söylediğim ilk cümle; Emirates'ın az küçüğü…


Peki bu fotoğrafa ne diyeceksin http://tinyurl.com/3gljsfk?

İçim acıyor çok hatıra yatıyor orada.


Nuri’nin Madrid’e transferi gündemde.Hatta bittiği söyleniyor.Bu konudaki düşüncelerin neler? Avrupa’ya gitmek gerçekten pasaportla alakalı mı?

Pasaport'la değil oynadığı ligle alakalı. Nuri bugün Fenerbahçe ya da Galatasaray ile şampiyon olmuş olsa Real Madrid'e transfer olabilir miydi? Hiç zannetmiyorum. Dortmund'da kendi çok geliştirdi ama oradaki sistemin bunda çok önemli yeri var. Oradaki performansın benzerini daha Milli takımda göremedik. En kısa zamanda bekliyoruz ayrıca Real'e transferiyle gurur duyuyoruz.

El Clasico serisi hakkında neler söyleyeceksin?
En önemli iki kulvardan Barca galip çıktı. Copa Del Rey Real'in tesellisi olsun;) Ancak mücadele ve hırs ne demek herkes görmüş oldu. Her iki takımda çok farklı boyutta.

Bir Madritista olarak Mourinhoyu neden sevmediğini merak ediyorum

Mourinho'yu ilk ortaya çıktığı günden beri megolamanlığından ötürü sevmiyorum ama başarılarına büyük saygı duyuyorum. Bunu her zaman yazmama rağmen Mourinho düşmanısın diyenlere de bozuluyorum açıkcası. Birine saygı duyup sevmemek tercihtir.


Bursa’da yaşananları nasıl yorumluyorsun? Maç iptal edildi.Bu futbol terörü ne zaman bitecek?

Kelimeler kifayetsiz. Bu olayları yapanların futbolu sevdiğine inanmıyorum. Yaşananların sporla alakası yok. Hakkaten anlamakta güçlük çekiyorum. Çok ağır cezalar uygulanacak deniyor gerçekten uygulansın emsal olsun.


Blogların günümüzdeki yeri nedir?
Açıkcası ben artık bir çok konuyu bloglardan okuyorum. Daha saf ve daha gerçekçi yazılar, bilgiler kaleme alınıyor. Basının abartı ve gerçekleri saptıran yazıları çok can sıkıyor. Blogların daha geniş kitlelere ulaşması en büyük dileğim.

Profesyonel futbolculuk kariyeri olmayan insanların teknik direktör olabilmeleri, ve bu insanlara genel bakış hakkında ne düşünüyorsun?
Bu konuyu eleştirenler Mourinho'ya baksınlar o da yetmiyorsa Porto'nun hocası Villas Boas'a. Önemli olan cesaretli olup bu insanlara şans verebilmek. Futbol oynamak başka oynatabilmek bambaşka şeyler.


Takip ettiğiniz blog yazarları var mı?
Aceto Balsamico ve Galatasaray Formaları her gün takip ettiğim yerli bloglar. Yabancı blog ise çok hatta bir çoğunun yazarıyla mail aracılığıyla dost oldum.

Galatasaray’ın antrenörü yabancı mı olmalı,yerli mi?
Yeni bir yüz ve yerli ilk tercihim. Yabancı olacaksa mutlaka yanına Türkiye'yi çok iyi bilen bir ekip şart. Galatasaray için artık zaman çok değerli.

Yabancı sınırlaması hakkında ne düşünüyorsun?Kaldırılmalı mı?
Belli kriterler konularak kaldırılmalı. Elini kolunu sallayarak en kalitesiz yabancı bile gelmemeli.


Fatih Terim mi,Lucescu mu?
Galatasaray'a tarihinin en büyük başarısını yaşatan Terim.

Boca mı River mı?
Renklerine rağmen Boca.

George Best mi, Johan Cruyff mu? Fatih Tekke mi, Hakan Şükür mü?
Cruyff ve Şükür.



Türkiye'de, istanbul dışında gitmeyi en çok sevdiğin stad/şehir?
Güzel İzmir...


Beğendiğin spor yazarları kimlerdir ? Türkiye de beğendiğin teknik direktörler kimlerdir?

Mehmet Demirkol'u beğenirim. Yerli hocalar arasında Ertuğrul Sağlam ve Abdullah Avcı en önemli işleri yapan iki isim bana göre.
 

Hayatının sonuna kadar sadece son bir maç izleme hakkın olsa, hangi takımların maçını hangi stadta canlı olarak izlemek isterdin?

Camp Nou'ya gider Barcelona'yı izlerdim. Kaleciye geri pas yaparken bile zevk veren başka bir takım var mı dünyada an itibatiyle?

İstanbulda en çok sevdiği yer neresi? İstanbulda en çok ne yapmaktan mutlu oluyorsun?

Boğaz gibisi yok. Denizin kenarına oturup dostlarla beraber bir büyük eşliğinde muhabbet en güzeli.
 

İzmir futbolu hakkında ne düşünüyorsun?

Aile tarafım İzmir'li olduğu için şu anki duruma çok üzülüyorum. Bir Buca vardı o da gidiyor. Altay, Karşıyaka, Göztepe… Keşke hepsi birden Süper ligde olsalar. 


Hiç spikerlik yapma isteğin oldu mu? Spirker olsaydın anlatmak istediğin maç ya da sportif olay ne olurdu?

Hiç böyle bir isteğim olmadı. Beceremem de zaten çok zor iş:)

Gününün kaç saatini futbola ayırıyorsun?
Saat olarak bilmiyorum ama futbol her saniye aklımda. Bazen bıkkınlık gelmiyor değil.

Bir dönem bloglara yasak geldi.Bu konudaki yorumun nedir?
Bu Digiturk'un kendini savunma şekliydi. Haklılardı ama şekil yanlış oldu. Çok insan mağdur oldu. Blogspot olmadığımız için bizi etkilemedi ancak yazma hakkım elimden alınsa ben de çok kötü hissederdim muhtemelen. Bloglar bir çoğu insanın çocuğu gibi. Bunu yazmayan anlayamaz. Sorunun uzun süre sonra da olsa çözülmüş olması sevindirici.


Forumları takip ediyor musun?

Bir tek yabancı kulüplerin özellikle İngilizlerin taraftar forumlarını takip ediyorum.

Bir maçtan sonra hiç ağladığın oldu mu ?
Yalan yok çok ağlamışlığım var. UEFA finali, Gerets'li şampiyonluk o geçmek bilmeyen dakikalar ve Johnson'nun golüyle yenildiğimiz Fenerbahçe maçı bunlardan bir kaçı.


Hangi tür müzik dinliyorsun ve kimleri dinliyorsun?
Elektronik müzk dinlemeyi severim. Türkçe ile pek aram yok. Genelde Dinamo FM'i açar ne çalıyorsa dinlerim.


Ünal Aysal’ı ve listesini nasıl değerlendiriyorsun?
Hayal kırıklığı. Galatasaray'ı kurtaracak isimlerin bunlar olduğuna inanmıyorum. İşimiz çok zor. Ayrıca Aysal'a kurtarıcı gözüyle bakılıyor olması da işini daha da zor hale getiriyor.

Futbol yazıları yazarken, nelerden ilham alıyorsun?
Direk olarak ilham aldığım birileri yok. Yazılarını okuduğum ve fikirlerine katıldığım yazarlar var ama kendi düşüncem ve aklımdan geçenler daha önemli. Zaten blogda olması gereken de bu. Kendine özgü olmak…


Mehmet Demirkol’un yazılarını beğenir misin?

Türk yazarlar arasında en beğendiğim diyebilirim.
 
Ülkemizdeki futbolun marka değeri, özellikle yayın ihalesinin ardından sıkça tartışılır bir konu halini aldı. Nedir sizce ülkemiz futbolunun marka değeri? Diğer ülkelere göre nasıl bir yer edinmiştir kendisine?
Daha çok çalışmamız lazım çok. Çok abartıyoruz kendimizi. Kendi içimizde çekişmekten değerimizi kendimiz düşürüyoruz. Suni ve abartı bir değer edindik bir çok gerçeği görmezden geliyoruz.


Yabancı futbolcu sayısının arttırılması ile Türk futbolunun geriye gittiğini düşünüyor musun?
Kalitesiz yabancıların gelmemesi adına bir kriter konulsa geri gitmeyecek de elini kolunu sallayan geliyor ülkeye.


Sizin 'illa ki izlemeliyim' dediğiniz bir spor programı var mı?

Match of the Day Premier League.

Her erkek çocuğunun hayali otomobil kullanmak ya da futbolcu olmaktır. Sizin de hayallerinizde ne vardı?
Küçükken ben futbolcu olacağım derdim ama olmadı. Araba kullanmak ise en büyük tutkum. Çok meraklıyımdır.


Kısa sorular:


Bottega?


Tutku.



Muzo?


Abi olmaktan da öte herşeyim.



İzlediğin en iyi kaleci?


Taffarel.



İzlediğin en iyi orta saha?


Hagi.


Cevabı biliyorum ama Messi mi Ronaldo mu? 
İkisini aynı cümle içinde kullanmak bile yanlış:)

Maradona mı Messi mi?
Şimdilik Maradona. Messi'nin henüz 23 yaşında olduğunu unutmayalım.

Messi mi Fenomen mi? 
El Fenomeno bugüne kadar izlediğim en büyük golcü Messi ise en iyi futbolcu.

Xavi?


Dünya'yı yönetsin istiyorum.



İzlediğin en iyi forvet?

El Fenomeno.


Galatasaray?

Bu sene maalesef acı...

Galatasaray tarihinin en iyi 11’i?
Tabii ki Turgay Şeren, Metin Oktay, Tanju Çolak, Prekaze ve Simovic gibi Galatasaray tarihinde çok önemli isimler var ancak 2000 yılında UEFA Kupasıyla sonuçlanan dönemin 11'i Galatasaray tarihinin en iyi 11'idir.

Bu sezon Spor Toto Süper Lig'in en iyi 11'ini seçer misin?
Onur, Gökhan Gönül, Serdar Kesimal, İbrahim Öztürk, Hasan Ali Kaldırım, Selçuk İnan, Mehmet Topuz, Alex, Burak Yılmaz, Emenike, Cenk Tosun.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Takviye

"We've signed Mexes and Taiwo, so we don't need any other reinforcements for the defence."Allegri


Büyük Gurur

Beklenen oldu.Nuri'nin Madrid'e transferi bitti.Gerçi 1 hafta önce ispanyol gazetelerinde manşetten verilince 'bitmiştir' denildi.Resmi açıklama da bugün geldi.Sözleşmesindeki '6 milyon euroya serbest kalır' maddesi nedeniyle 10 milyona kapattı bu transferi Real.Senelik 2,5 milyon da Nuri'ye.Milli Takım performansı ile değil Almanyadaki performansıyla gitti Nuri.
Real'den Milli Takım'a oyuncu çağırıcaz.Hamit'in de Madrid'e gideceği söyleniyor.Büyük gurur!
Başarılar Nuri! Yolun açık olsun.

Gurur Duyuyoruz Seninle Bebek Yüzlü Yildiz!



Onu ilk 2005 yilinda yasadigi ülkenin A-Milli takimina karsi kendi A-Milli takimiyla oynadigi macta gol attiginda tanidik daha 16 yasindayken, o günlerden belliydi bir yildiz olacagi. Kendisi Dortmund ile bir cok ilke imza atti. 6 Agustos 2005 yilinda Bundesliga'da ilk 11'de maca baslayan en genc oyuncu oldu. 26 Kasim 2005'te Nürnberg ile oynanan macta attigi gol ile Bundesliga'da gol atan en genc oyuncu ünvanini kapti. Dortmund takimi daha o siralarda anlamisti onun yildiz olcagini. Onu pisirmek adina Hollandaya yolladilar, Feyenoord'a. Feyenoord takiminda hemen ilk 11'de degismez oyuncular arasinda yerini aldi. Toplamda 31 maca cikti burda, 6 gol atarak kariyer rekorunu kirdi. Artik geri dönmeye hazirdi. Dortmund'a geri geldi lik macina Dortmund'un 2.takiminda cikti... Ilk macinda harikalar yarattigini gørdügünde teknik ekip, hemen A takima yükseltti onu. 28 maca cikti 2 gol 4 asist ile tamamladi 2008 - 2009 sezonunu. 2009 - 2010 yilinda artik degismeyen biriyidi o orta sahada. 34 macin 33'ünde forma giydi ne kadar istikrarli bir oyuncu oldugunu gøsterdi. Sezon boyunca 2901 dakika forma giyip 4 gol atti 8 asist yapti. 2010 - 2011 yili onun yiliydi. 40 Maca cikti toplamda 3469 dakika forma giydi. Harikalar yaratti, olagan üstü oynadi, atti, attirdi, ama Podols(i)ki'ye yaptigi bu hareket(1) ile Türk insaninin gururunu tavana vurdurdu. attigi bu gol ile mükemmel bir cevap verdi!

(1)



Ve simdi hakettigi yere dogru adim adim yolda Madrid'e dogru. Santiago Bernabeu'nun cimlerinde belkide hayatimiz boyunca görebilcegimiz tek Türk Pasaportu olan futbolcu olacak.
Bu arada bazi insanlara gelsin bu lafim, Mesut Özil Türkiye A-Milli Futbol takiminda oynasaydi Real Madrid'e gidemezdi dediniz ya, Nuri'nin bu Transferi ibret olsun sizelere!

Saygilar ve Sevgiler

Fellaini.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...